was successfully added to your cart.

Monthly Archives: Mayıs 2015

Glasst Sunar: İhsan Erenci ve Doğaya Dönüş

By | Genel | No Comments

GLASST. Tulin Yiğit Akgül Glass Studio & Gallery  sanatçılarından İhsan Erenci’nin 2015 senesinde Glasst’ta yaptığı “Doğaya Dönüş” isimli, kalıpla şekillendirme ve kumlama teknikleri kullanılarak yaratılmış bu özgün eserde; sanatçı, istediği etkiyi yaratabilmek için iki ay deneyler ve denemeler yapmış. Camın formunun tamamen deneysel olarak ortaya çıktığı ve üzerindeki dokuların hiç birine elle müdahale edilmemiş olan bu eseri yaratırken sanatçı, aslında maddeyi kendi halinde şekillenmeye bırakarak onu özgürleştirmeye çalışmış.

 “İstanbul’da özellikle eski terk edilmiş binalar; paslanmış kapıları olan, zili, tokmağı sökülmüş, boş, küflenmiş, yıpratılmış, zamanla virane şeklini almış yapılar beni çok etkilemiştir. Malzemenin çürümüşlüğünü, zayıflığını, zamana karşı yenildiğini gösteren etkilerde işler yapmak istememe sebep oldu bu etkilenme durumu. Böylelikle bu işe başlamış oldum. Maddenin yıllarca işlenmesi, tekrar dönüştürülmesi, tekrar işlenmesi… Gittikçe özelliğini yitiriyor gibi hissediyor insan. Onun da bir canlı olduğunu düşünüyor bir zaman sonra. Çünkü zamanla beraber o da çürüyor, o da paslanıyor, o da kırılıyor. Bu düşünceler içerisinde böyle bir iş yaptım.  Aslında bu doğaya bir özlemdi. Yani işlenen bir maddenin bir yerde, bir yapıda kullanılıp belki asırlarca orada saplanıp kalması, bir daha doğaya geri dönmemesi ya da yorgunluğu… Onun için bu eserde maddeyi biraz daha canlı gibi göstererek onların -insanlar gibi- doğaya olan özlemlerini anlatmaya çalıştım.” -İhsan Erenci

İhsan Erenci- Doğaya Dönüş

HOT SHOP COFFEE

By | Genel | No Comments

SICAK CAMDA ESPRESSO KEYFİ
Sıcak camda espresso keyfi bir başkadır. Bu sabah döküm yapıyoruz evet. Ama bu hummalı bir ön çalışma isteyen türden döküm değil. Sabah ayılmanın ve dinç bir enerjiyle işe başlamanın en iyi yolu için espresso yapıyoruz. Stüdyoyu hemen keyifli bir kahve kokusu kaplıyor. Pino’nun bu deneyimi defalarca yaşamış sarı mocha potundan küçük bir keyif …
A CUP OF ESPRESSO BREWED ON HOT GLASS
 
It’s a unique experience to drink espresso which is brewed on hot glass. This morning we are doing glass casting. But this casting process is not the one that requires such an effort for a preparatory work. We did casting today, because we believe that drinking coffee is the best morning ritual which helps us to come alive and start to work vigorusly. Right away, the studio was tinged with the delighting smell of the coffee. A little joy from Pino’s mocha pot that has accompanied this ritual for numbers of times…

AŞIK DOĞA, AŞIK CAM

By | Genel | No Comments

360 Dereceden Aşk Festivali kapsamında, ‘Aşık Doğa’ konulu, şubata özel etkinlikte ev sahipliği yapan mekanlardan biri de GLASST oldu. Çoğunluğu cam eserlerden oluşan sergide Mustafa Ağatekin, Ecem Küpeli, İhsan Erenci, Elif Ağatekin, Erkin Saygı, Tülin Yiğit Akgül, Ali Abayoğlu, Hasan Aslan, Semrin Korkmaz, Agah Barış Can Aksakal, Hale Feriha Hendekcigil, Aydan Birdevrim, Gülin Algül ve Ayşe Seferoğlu’nun eserleri segilendi.

Mustafa Ağatekin/Cam Heykel 2014 Kalıpla Şekillendirme

GALERİDEN SEÇKİ

By | Genel | No Comments

Çoğu cam eserlerden oluşan, sürekli ve süreli sergilerin yer aldığı GLASST Gallery’de, Mustafa Ağatekin, Gülin Algül, Tüzüm Kızılcan, Elif Ağatekin, İhsan Erenci, Hale Feriha Hendekcigil, Ecem Küpeli, Hasan Aslan, Agah Barış Can Aksakal, Ayşe Seferoğlu, Tülin Yiğit Akgül ve Semrin Korkmaz gibi sanatçıların eserleri yer almaktadır. Camda, sıcak cam heykel, soğuk cam heykel, kalıpla şekillendirme, Alevle şekillendirme ve kuma döküm gibi birbirinden farklı ve özel tekniklere sahip olan bu eserler, günümüz Türk cam sanatı hakkında bir fikir veren özelliğe sahiplerdir. M. Tüzüm Kızılcan, Elif Aydoğdu Ağatekin ve Carol Gouthro’nun eserlerinden oluşan seramikler de, ustalık, yenilikçilik ve farklılık üzerine güzel bir seçki oluşturmaktalar.

 M. Tüzüm Kızılcan
    Mustafa Ağatekin – Camsiperane
Elif Aydoğdu Ağatekin-Göç ‘en Aşklar
       Ayşe Seferoğlu – Boutique de Lavande

Read More

GLASS UNLIMITED

By | Genel | One Comment

Nordik ülkeler ve Türk cam sanatçıları arasında karşılıklı sergilerle düzenlenen, 2014 yılında başlayan ve şu günlerde son bulan bir dizi etkinlik düzenlendi. Bu etkinlik Pera müzesinde ‘Aurora ‘ isimli bir sergi etkinliğiyle başladı. Mats Jansson’un küratörlüğünde gerçekleşen bu sergide, İsveç, Norveç, Finlandiya, İzlanda ve Danimarka’dan 25 sanatçının eserleriyle tanıştık. Buna karşı atak olarak da, Glass Unlimited isimli, Türk cam sanatçıların katıldığını iki farkli sergi düzenledi. İlki Stocholm Edsvik Arthall’de , ikincisi ise The Glass Factory’de oldu. Eserlerin seçimi, seçkin bir jüri tarafından yapılan serginin küratörü Maja Heuer oldu. Serginin The Glass Factory bölümünde Türk cam sanatçılarının gösterileri keyifle izlendi.
 
 
 

 

ŞEHİR, SANAT VE CAM: GLASST

By | Genel | No Comments

Yakın zaman kadar bilinenlerin aksine, son gelişmeler bizlere gösterdi ki cam sanatı bu topraklarda üretimine kesintisiz devam etmiş. Camın tarihteki ilginç serüveni hakkında söylenecekler, daha çok uzun zaman kesinleşemeyecek gibi duruyor. Kazıldıkça derinlerden gelen yeni bir bulguyla değişmeyi sürdürecek.

Bizler bu gelişmeleri heyecanla izlemekle kalmadık ve bugünden sonrasına doğru adımlarla atılmış bir başka hikaye daha eklemek istedik. Özgün, camın ruhuna uygun üretimler yapmak, fikirlerimizi diğer sanat ve cam tutkunlarıyla paylaşmak, onlarla birlikte cama uzun uzun bakmak istedik…
Tülin Yiğit Akgül tarafından kurulan GLASST, yüzyıllardır sanata ruhunu veren bir bölgede, İstanbul’un gözbebeği Galata’da eşsiz bir malzeme olarak insanlık tarıhıne meydan okuyan camın, aynı zamanda modern bir malzeme olarak sanat ve tasarımda kullanılmasını hedefliyor.
Şehrin merkezinde bir sıcak cam stüdyosuna sahip olan GLASST, başta sıcak cam üfleme olmak üzere, soğuk cam heykel, fırın döküm, mine, ısıl boyama gibi ondan fazla teknikle sanatsal üretim yapmakta ve bu teknikleri düzenlediği etkinlik ve atölye çalışmalarıyla ilgi duyanlarla paylaşıyor.
GLASST, takvimini cama ilgi duyan herkesin dahil olabileceği etkinliklerle oluşturdu. Galeride birbiri ardına düzenlenen sergiler, çoğunluğunu cam eserlerin oluşturduğu seçkilerle planlandı. Bunun yanında ilgi duyan ama farklı zaman dilimlerinde  boşlukları olanlara uygun düzenlenen atölye çalışmaları, hafta içi gündüz, hafta içi gece ve hafta sonu olmak üzere üç gruba ayrıldı. Küçük gruplar halinde düzenlenen bu atölye çalışmaları, hem farklı tekniklerde ilk deneyimlemeler, hem de belli başlıklar altında detaylı çalışmalar olarak düzenlendi. Bu deneyimleri heves edenleri hemen uyaralım: Dikkat tutku yaratır!

GEÇEN GÜNLERE DAİR: GLASST CAROL GOUTHRO’YU AĞIRLADI

By | Genel | No Comments

GLASST atölyenin ekipmanlarını tamamlamadan bir etkinlikle kapılarını araladı: 14 ekim 2014’te güzel bir tanışma sergisiyle İstanbullu sanat dostları Carol Goutrou ve eserleriyle tanışma fırsatı buldu. Keyifle geçen bu ‘ilk’ etkinliğimizi Istanbul Concept / Işık Gencoğlu küratörlüğünde yaptık.

 Sanatçıyı ve etkinliğe konu olan seriyi kendi sözleriyle tanıyalım:
” Çalışmalarım köklerini tarihi seramik kap kacak geleneklerinde bulmakta olup, çağdaş sanat ve tasarımın rehberliğinde botanik ve doğal biçimlerden ilham almaktadırlar. Son onbeş yol içerisinde seramik çalışmalarımdaki kap çanak biçimleri yavaş yavaş heykelimsi, melez biyomorfik ( dirimbiçimsel) şekillere evrildiler. 90’ların ortalarında müstakil bir ev alıp kendime bahçe oluşturduktan sonra, bitki toplamaya başladım. Bu bir takıntıya dönüştükçe bitkileri stüdyoma getirip onları kesip incelemeye geçtim. Tarihi botanik çizimleri, bitkilerin yakından çekilmiş fotoğrafları, bitki ve hayvan formlarının kesitlerinin bilimsel incelemeleri üzerine çalışmaya başladım. Desenlere, süslemelere, motiflere, dokusal niteliklere oldum olası ilgi duymuşumdur ve artık ayrıntılara, yakın plan çalışmalra, soyut durumlara, yakından gözlemlemeyle daha fazla haşır neşir olabiliyordum. Ayrıntılar, katmanlar ve süslemeyere olan ilgim Hindistan ve Çin’e defalarca yaptığım ziyaretlerde gezdiğim dikkatlice oyulmuş, yontulmuş ve boyanmış tapınaklar, harabeler ve mimari ile iyice arttı. Doğanın karmaşıklığı, çeşitliliği, güzelliği ve tehlikesi beni büyülemekte ve bana gelişim, beslenme, cazibe ve hayatta kalma üzerine fikirler vermektedir. Yıllarca bitkileri yakınen gözlemleyip topladıktan ve bitki şekillerine dönüşen kap kacak biçimleri ürettikten sonra başlangıç noktası botanik terminolojisi olan kendime ait melez çiçek/hayvan türleri yaratmaya başladım. Bu son çalışmalarımın temelini de oluşturmaktadır: Aurlia Gouthroii ve Anthhozoa Gouthroii Serisi.”